yüreğimde gece on ikiyi çoktan geçmiş saat

2008-12-06 21:58:00

Yüreğimde gece; onikiyi çoktan geçmiş saat, ne gariptir ki geçen zamanın ardında yaşanan birşeyler var, izdüşümler var bilemediğim; dilime yerleşen ama kafamın içinden sessiz ve öksüzce geçen sözcükler gibi...Aşk; kendini bilmezlik, olup biteni ise hiç ama hiç bilememezlik...Suskunluk; sancılı yalnızlık..Korku; çocukluğa özgü bir terim,büyüdükçe  derinleşen...Yalnızlık; yaşama karşı bağışıklık aşısı...Umut; mutsuzluğun, metresi...Mutsuzluk; Düşlerde yeri olmayan..Düş; kırılır mı? Ardında kırılan başka bir şeyler var, bilemediğim; tıpkı yüreğim gibi.Yürek; Çikolata ama içi duygu dolgulu..Duygu: Uyku gibi güzel, sonu gelmeyen, bir rüyaRüya; yorumsuz, iniltiler, sayıklamalar, hadi hayırlısı!" Ol! " demeyle olmuyor işte bir yaşam." Öl! " demeyle ölünmüyor." Dur! " demeyle durulmuyor birdenbire." Sus! " demeyle susar mı gözlerim?Emir kipleri ağlıyor, bağrıyor bas bas, düşlerimin arasında .Bekle! Yüreğimde, gece; on ikiyi çoktan geçmiş saat . Bedenim kendi zamanından habersiz; anlamaktan ürküyor belki de. Anladığım an gizemini yitiriyor her şey.Düşlediklerimi diri ve gizli tutmak için kaçıyorum anlamaktan.Yaşam içinde yanımda kalan, tek varlık, yalnızlık!Gökyüzüne bakmalıyım, başımı kaldırıp, yıldızları saymalıyım, oturup sabah olmadan...Gecenin güzelliğini görebilmeliyim, denizin üzerindeki gümüş ışıltısında, duyabilmeliyim bir başka güzelliği, dalgaların şıkırtısında.Gün ışımış, güneş doğmuş!Yüreğimde ise, hala gece; on ikiyi çoktan geçmiş saat!Oysa, ışığın bile ortaya çıkartamadıkları var, gizlenenler...Gündüzün köründe bile karanlıklar arkasına saklanıp, adam geçinenler..... Devamı