Hz. Selman-ı Farisi (R.A.)

2010-05-22 21:43:00

Hz. Selman-ı Farisi (R.A.) Nesebi; İsfahan'dan Abülmülk ailesinden gelmektedir. Aileleri Mecusi idi. Kendilerinden, evvelki ismi sorulduğunda; "Mabeh' tir" demişti. Daha sonra bizzat Resulullah (s.a.v)'in ağzıyla; "Selman-ül Hayr", (Hayırlı Selman veya Hayrın Selmanı) diye değiştirildi. Künyesi: Abdullah' tı. Müminlerin annesi Hz. Aişe (r.a) şöyle buyuruyordu: "Birçok geceler, Selman ile Resulü Ekrem (S.A.V) yalnız kalırlardı. Hatta bu geceler ezvacı tahirattan hiç kimse Resulü Ekrem (S.A.V)'in hizmetine girmezdi." İnancında o kadar sağlamdı ki, kısa zamanda bizzat Resulullah (s.a.v)' tan yakınları arasına alındığı müjdesine kavuştu. "Selman, bizim efradı ailemizdendir. Ehli beytten sayılır." Enes b. Malik'in (r.a) rivayeti ile yine Resulullah: "Cennet üç şahsa müştaktır: Ali, Ammar ve Selman" buyurdu. 0 kadar sade giyinirdi ki köleliğinde ne kadar basit giyinmiş ise Medain valisi olduğu zaman da aynı hal ve şekilde devam etmiş. Elbisesi alelade bir aba, bir gömlek, bir şalvardan ibaretti. Hatta Medain' de İranlılar valiyi bu kıyafetle görünce çocuklar birbirine: "gurk amed, gurk amed (kurt geldi kurt geldi)" diye hayretle bağırarak çağırıyorlardı. 0 kadar cömertti ki gelirinden bir şey almaz dağıtırdı. Ve ancak eli ile kazandığını yemek adeti idi. Evi yoktu, gölgeleri takip eder, oturur, dinlenirdi. Hizmetçisini bir işe yollayınca hamuru kendisi yoğurur; "Ona iki vazifeyi birden veremeyiz" derdi. İnsanlardan sadaka almazdı, çok çekinir, hatta fakirlere bile sadaka kabul etmemelerini tavsiye ederdi. Derdi ki: "Allah Resulü (S.A.V) bize ant verdi ve şöyle buyurdu: "Her birin... Devamı